Tiroid nodüllerini veya nodül kanser ilişkisini nasıl değerlendirmek gerekir?

Her nodülden tiroid kanseri gelişir veya her nodül tiroid kanseri açısından çok risklidir diye bilimsel bir kural veya gerekçe yoktur. Tiroid nodüllerinin her birini her vakada ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Örneğin, eğer tiroid bezinde yer alan bir nodül tiroid sintigrafisiyle değerlendirildiğinde nodülün görüntüsel yorumu normal fonksiyon gösteren nodül dediğimiz normoaktif nodül veya aşırı tiroid fonksiyonunun göstergesi olan sıcak veya hiperaktif yani zehirli nodül görüntüsünü gösteriyorsa bu tip nodülde kanser riski olmadığı gibi ince iğne aspirasyon biyopsisine de gereksinim yoktur. Ancak güve yeniği gibi görüntü veren nonfonksiyonel alanı gösteren soğuk veya hipoaktif diye tanımladığımız nodülü gösteriyorsa o takdirde tiroid ultrasonografisine ve ultrasonografi eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisine gereksinim duyulur. Çünkü bu tip tiroid nodüllerinde literatürde değişik oranlar verilmesine rağmen ortalama % 10 oranında tiroid kanseri görülme riski vardır.

Şunu da unutmamak gerekir; tiroid nodüllerine cerrahi tedavi sadece kanser olasılığı nedeniyle uygulanmaz. Kanser riski dışında, riskli hücre içeren nodüller, tiroid nodül çapının oldukça büyük çapta olması estetik açıdan boyunda görüntüsel bir bozukluk sergilemesi halinde, büyük çapın oluşturduğu kitlesel bası sonucu nefes darlığı veya güç nefes alma, yutma güçlüğü gibi bası bulgularının olduğu durumlarda, toksik (zehirli; hiperaktif) olup diğer tedavi olanaklarının geçerli veya gerekli olmadığı hallerde tiroid nodüllerine cerrahi işlem uygulanabilir. Kısaca her nodül tiroid kanseri olmadığı gibi her nodüle de gereksiz cerrahi işlem uygulamamak gerekir. Günümüzde gelişen ultrasonografiler, tiroid patolojisi ile deneyimli sitopatologlar sayesinde artık tiroid nodülleri 2,5 hatta 3 cm e kadar olan çaplarda izlenebilmektedir.